Red Faction: Armageddon Oyunu Hakkında İnceleme

Red Faction: Armageddon Oyunu Hakkında İnceleme

red faction
Red Faction efsanesi yepyeni oyunu ile sevenlerinin karşısına çıkmaya artık hazır…

29 Şubat 2012
Okunma
bosluk

Konamı Yanlışlıkla PES 2012 yi Yayınladı

Konamı Yanlışlıkla PES 2012 yi Yayınladı

Dünyanın en büyük oyun üreticilerinden Konamı Pes 2012 demosunu yakın bir zaman sonra yayınlayacağını duyurmuştu.Bugünde hiçbir açıklama gelmeden demo yayınlandı.Bİrkaç saat içinde de link yayından kaldırıldı.Bunun sebebei başlarda yoğun ilgi sanıldı.Ancak surum öyle değil.

Konamı’nin demoyu bugün yayınlama gibi bir niyeti yokru.Ancak bir hata nedeniyle demo yayınlandı.Konamı bu hatayı farkedince linkleri yayından kaldırdı.

Birçok kullanıcı hata farkedilene kadar demo kurulum dosyalarını bilgisayarına indirdi.Bu nedenle şu anda birçok forum yada torrent sitelerinde bu kurulum dosyaları var.Ama bu dosyaları indirip kullanmak pek de güvenli sayılmaz.

Risk almaya gerek olmadığını düşünüyorum.Zaten birkaç gün içerisinde Konamı bu dosyaları internet sitesinde yayınlayacaktır.

23 Ağustos 2011
Okunma
bosluk

Call of Duty: Black Ops Ayrıntılı İnceleme

Call of Duty: Black Ops Ayrıntılı İnceleme

Görev 7. kez çağırıyor arkadaşlar ve her zamanki gibi biz de bu çağrıya seve seve karşılık veriyoruz. Bu kez efsane serinin yapımcı koltuğunda Infinity Ward yerine Treyarch firması bulunuyor, tabi daha önce Call of Duty 5′i hatırlayınca bu durum beraberinde akla bir sürü soru işareti de getiriyor. Açıkçası gerek 2. Dünya Savaşı’nın sıkması durumu, gerekse teknik hataları nedeniyle pek de beğenmediğim bir oyun olmuştu World at War. Co-Op bölümler dışında ana senaryosunu bitirmediğim tek CoD oyunudur ayrıca. Neyse gel gelelim yeni yapım Black Ops’a. Aslında çıkışına kadar ne var ne yok pek de takip etmedim, bu seferlik sadece oyun gelsin ben de oynayım dedim. Beğendim mi? Evet, fazlasıyla…

Açıkçası oyunu çok beğenmeme rağmen Infinity Ward olaya el atsaydı çok daha harika olacağını düşünüyordum. Çünkü Treyarch konsollara oyun yapma konusunda daha başarılı ve PC optimizesi konusunda sıkıntılar yaşayan bir firma. Aynı şeyleri Call of Duty: World at War oyununda da gördük, nitekim makinemde sorunsuz oynadığım Call of Duty: Modern Warfare 2′ye rağmen br önceki oyun World at War’da kasılmalar yaşıyordum. Hal böyle olunca endişeler arttı ve oyun çıktığında kendisinden çok kullanıcıların optimize, multiplayer şikayetleri öne çıktı. Bugüne kadar da Treyarch yaptığı COD oyunlarında hep Infinity Ward’ın yaptıklarını yamadı haliyle. Neyse bu kadar uzattık yeter, ufacık da olsa önyargıyla oturdum ben bu oyunun başına ama beni de pişman etti.

Öncelikle oyunun hikayesi hakkında fazla “spoiler” vermek istemiyorum, genel olarak bahsedeyim. Oyuna bir işkencehanede başlıyoruz, yüzünü göremediğimiz kişiler tarafından sorgulanıyoruz. 1968 yılı, Vietnam savaşı dönemleri, Küba krizi ve kahramanımız Alex Mason… Project Nova adı verilen gizli bir silah projesi var ve bunu her zamanki gibi Rus’ların kötü ellerinden almalıyız. Şifre ve numaralar ise Mason’un kafasının içinde saklı. İşkence esnasında kahramanımız sürekli geçmişe dönüyor ve olaylar oyuncuya bu şekilde sunuluyor. Ayrıca bildiğiniz gibi, Call of Duty oyunlarının hikayesini tek düze olmaktan çıkaran şey oyun esnasında sürekli farklı karakterlerle oynayıp, olayları farklı açılardan görebilmemizdi. Bu özellik bu oyunda da korunmasına rağmen, genel olarak Mason ile devam ediyoruz biz. Hikayenin özeti kısaca bu şekilde, detaylar, konuşmalar ve açığa çıkan “sırlar” ile inanın sizi başında tutmayı beceriyor. Başkan Kennedy, Fidel Castro gibi tarihi karakterler de daha da ilgi çekici hale getiriyor senaryoyu ki en önemli görevimizi de bize ABD Başkanı Kennedy bizzat veriyor. Hatta oyunun ilk bölümünde de Fidel Castro’nun peşine düşüyoruz. Kısacası ben hikayeyi ve anlatımını çok beğendim, en az Modern Warfare 2 oyunu kadar güzel, belki daha iyi. Özellikle Mason, Reznov, Sergei gibi karakterleri hatırlanır cinsten.

Gelelim oyunla ilgili en merak edilen noktaya; oynanışa, aksiyona… Hala bildiğimiz COD, hem de eskisinden daha iyi, daha hızlı ve daha kanlı. Bir çok bölümü ağzım açık oynadım, ekranın içine girdim adeta. Şöyle düşünün, bir aksiyon filminin baş rol oyuncususunuz Black Ops’da. Şimdi hangi birini anlatayım mesela aklımda kalan sahnelerden, hemen başlardaki havalimanından kaçış sahnesi mükemmeldi. Motorsikletli bölüm de harikaydı. Uçak ve helikopter de cabası. Özellikle helikopteri bol bol kullanıyoruz, kullanımı gayet basit ve zevkli. Araç kullanımını en akıllı şekilde yansıtmış oyun kısacası. Bölümlerin her biri ayrı güzel, ikinci dünya savaşı bölümü hariç hepsinde çok zevk aldım. Bu arada söyleyeyim burdan da, oyun sadece Vietnam’da geçmiyor. Vietnam’dan Küba’ya, oradan Rusya’ya sürekli farklı yerleri görüyoruz. Kimi zaman sıcak savaşın ortasındayız, kimi zaman gizli bir operasyonda. Atmosfer her zaman mükemmel, detaylar üzerinde uğraşılmış.

Örneğin Alman gemisine girdiğimiz sahnede bir Rus askeri teslim aldığı 5 Almanı sıraya dizmiş tek tek öldürmeye hazırlanıyor. Neyse, ben de görevi mörevi bırakıp oturup onu izlemeye koyuluyorum. 4 tanesinin de kafasına sıkıyor, sonuncuya gelince kurşunu bitiyor Alman askeri yalvarmaya başlıyor bıçağını alıyor öyle öldürüyor onu da. Ben de üzerime sıçramış beyin parçacıklarıyla birlikte, “Vay be” diyerek yoluma devam ediyorum. Zaten gelmiş geçmiş en “vahşi” COD oyunu tartışmasız Black Ops’tur. Şiddet ve kan bir saniye eksik olmuyor, özellikle silahların ağırlığına göre düşmanı ortadan ikiye ayırmak bile mümkün. Yıllar önce çıkan, kol bacak kopma sistemini bambaşka bir boyuta taşıyan ilk Soldier of Fortune oyununu hatırlattı bu bana. Black Ops’ta da bolca kopan uzuv ve kan göreceksiniz emin olun. Türk oyuncuları bu durumun pek rahatsız edeceğini sanmıyorum ama özellikle oyun dünyada baya tepki aldı bu konuda. Açıkçası bence çok güzel serpiştirilmiş bu oyuna, gereksiz bir şiddet yok. Savaşın atmosferini başka ne şekilde yansıtabilirsiniz ki hem?

Yapay zeka konusunda ise MW2 ile arasında pek fark göremedim ben yeni yapımın. Sadece bu sefer daha saldırganlar ki özellikle Vietnamlı’lar bazen çılgın gibi üzerinize koşuyorlar, silahı bırakıp kaçasınız geliyor. Bir de sanki eskisine nazaran daha az el bombası kullanıyorlar. Bölümlerin harika tasarlandığını söylemişmiydim? Olsun bir daha söyleyeyim, özellikle hapishanede Reznov’la ayaklanma çıkarıp kaçtığımız bölüm ve Vietnam’da “Sıçan Tüneli” adı verilen yerde gittiğimiz bölüm asla unutamayacağım güzellikteydi. Hele Sıçan Tüneli korku oyunlarını aratmayan bir bölüm ve cidden tırsarak ilerledim orada. Karanlık, pis bir yeraltı tüneli, elinizde 3.57 Colt Magnum altıpatlar, yanınızda Reznov ve Swift(dikkat edin bu noktaya, oyunun sonunda sürprizler var) ve her yerden aniden karşınıza çıkabilecek Viet Kong gerillaları. Korkarak yavaş yavaş ilerliyorsunuz, öldürdüğünüz adamların yerde çığlıkları kulağınızı çınlatıyor, el fenerini yakıp yakmamakta tereddüt ederek devam ediyorsunuz. Gerçekten etkileyiciydi. Hemen özet geçiyorum, oynanabilirlik yine mükemmel ve senaryo modu sizi en azından bir 5-6 saat alıkoyacaktır.

Sırada teknik detaylar var. Görsel olarak ele aldığımızda, evet oyun hala ilk Modern Warfare oyunun motorunu kullanıyor. Yine de tüm bunların Quake motoruyla yapıldığı gerçeği ilginç. Malesef grafikler “birazcık” eskimiş durumda, özellikle MW2 grafikleri olmasına rağmen oyunun optimizasyonu iyi olmayınca can sıkıcı oluyor. Bir çok kullanıcı FPS düşüşleriyle bolca karşılaşıyor, ben de bundan nasibimi aldım. Treyarch eski oyun motorunu yenileyerek hazırlamış kısacası. Bazı nesne ve bölümler çok detaylı olmasına rağmen, bazen de oldukça kötü gözüküyor. Tüm bunlara rağmen Call of Duty: Black Ops’un grafikleri için kötü veya vasat dersem haksızlık etmiş olurum, hala göze hoş geliyor. Keşke nesnelerle etkileşim de biraz daha fazla olsaydı. Sesler, seslendirmeler ve müzikler konusundaysa yine mükemmel. Özellikle savaş botu kullandığımız Vietnam bölümünde siz mermi yağdırırken arkadan çalan müzik çok etkileyiciydi, yarattığı ahenkle kendinizi kaybedip taarruza geçebilirsiniz. Diğer müziklerde de zaten hep ünlü sanatçılarla çalışılmış. Seslendirmeler de aynı şekilde, baş karakterlerin sesleri Gary Oldman, Ice Cube isimlere emanet. Hatta Avatar’dan tanıyacağınız Sam Worthington bile var. Silah sesleri ise her zamanki gibi savaşın atmosferini yaşamanıza yardımcı olan en büyük etken.

Oyunda aslında daha çok sürpriz var ama kendiniz keşfederseniz bunları daha iyi olur bence. Kennedy ve Castro’nun omuz omuza verip zombi avlayacağı kadar esprili, elektrikle işkence göreceğiniz kadar şiddet dolu bir oyun Call of Duty: Black Ops. Kendisi için rahatlıkla “olmuş” diyebilirim, özellikle bir yamayla şu teknik sorunlar da düzeltildiği takdirde tadından yenmez kıvama gelecektir. Sanırım yılın en iyi FPS ödülü bu oyuna ait olacak. Uzatmıyorum hiç, mutlaka ama mutlaka alın oynayın derim. Herkese bol “headshot”lar, kazasız belasız çatışmalar diliyorum.
Alıntı:Oyunsitesi.com

17 Ağustos 2011
Okunma
bosluk

Call of Duty 4: Modern Warfare Hakkında

Call of Duty 4: Modern Warfare Hakkında

Er Ryan’ı Kurtarmak filmini izlemeyeniniz yoktur. İşte o filmden sonra yıl geçmedi ki 2. Dünya Savaşı’nı konu almayan bir oyun çıkmasın. Medal of Honor ile başlayan furya, Battlefield, Call of Duty gibi daha hatırlayamadığım onlarca isimle devam etti ve neredeyse 2. Dünya Savaşı’nın oynamadığımız cephesi kalmadı.

Sonunda Call of Duty serisinin yapımcısı Infinity Ward, bu konseptin “eskidiğini” fark etmiş olacak ki, karşımıza yepyeni bir oyunla çıktı. Günümüz zamanını ve yakın geleceği temel alarak, uluslararası vakaları konu edinen yeni Call of Duty oyununun ismi tabii ki bu yüzden “Modern Warfare” olarak revize edilmiş oldu. Güzel kurgulanmış, makul senaryosu ile Call of Duty 4, sadece bir “güncellenmiş devam oyunu” olmaktan öteye gitti. Zira harika çoklu oyuncu desteği ve akıcı tek kişilik hikâyesi ile alanındaki onlarca rakibi ezerek geçebilen bir FPS olmayı başarabildi.

Bu mükemmellikte kötü olan tek bir şey, tek kişilik senaryonun çok kısa sürmesi. Oyun göz açıp kapayana kadar bitiyor. Sıkı bir FPS oyuncusunun son videoyu görmesi 5 saatten az sürebilir. Her ne kadar zorluk seviyesini yükselterek mücadeleyi arttırabilecek olsanız da, bu şekilde düşmanların inanılmaz derecede “ölümcül” olması, eğlenceyi biraz baltalamakta.

Oyunun hikâyesi birkaç değişik açıdan şekilleniyor. Oyuna bir İngiliz SAS birimi olarak, milyonları bir nükleer faciadan kurtarma göreviyle başlanılıyor. Oyun gidişatı gayet açık ve net. Her zaman olduğu gibi ekranın köşesinde bir pusulanız var ve görevinizin yeri burada işaretlenerek size gösteriliyor. Ancak bir noktadan diğerine ulaşmak hiç de göründüğü kadar kolay değil. Zira Ortadoğu ülkelerinde geçen görevlerde evlerden evlere saklanarak ilerlemek ve önünüze rasgele çıkan kişilerle mücadele etmek zorundasınız. Bu da oyundaki hareketin azalmadan devam etmesini sağlamakta. Ancak demin de bahsettiğimiz gibi tam bu nefes kesici görevlerde koştururken bir anda sona ulaşmanız, hevesi kursağınızda bırakabiliyor.

Tabii bu noktadan sonra devreye çoklu oyuncu desteği giriyor. 32 kişiye kadar destekleyen çoklu oyuncu modu, senaryo içerisindeki birçok değişik alanı içeriyor. Sert çatışmalar yapabileceğiniz yerlerden, gizlilik ve keskin nişancılık gerektiren yerlere kadar, 16 tane harita içeren oyunda, 6 tane de çoklu oyuncu oyun stili var. Bunlar klasik Deathmatch, Team Deathmatch, takımların belli yerleri havaya uçurması gereken görev nitelikli “Objective-Oriented”, bölge ele geçirilmesi gereken Capture, silahların daha gerçekçi hasarlar verdiği bir mod ve Quake misali silahların yerden toplandığı bir mod.

Sadece ateş etmeye ve bomba fırlatmaya ek olarak, iyi oynanıldığı takdirde edineceğiniz bazı artı özellikler bulunmakta. Örneğin ölmeden 3 rakibinizi alt ettiğinizde bir UAV kazanıyorsunuz; yani 30 saniye boyunca haritada düşmanlarınızın size yerini gösteren gelişmiş bir radar. Sayıyı 5’e çıkardığınızda hava saldırısı desteği kazanıyorsunuz ki, UAV ile birleştiğinde bu desteğin ne kadar önemli olabileceğini tahmin edebiliyorsunuzdur. Üstesinden geldiğiniz 7. kişi ile birlikte istediğiniz zaman çağırıp düşmanlara ateş açtırabileceğiniz bir helikopter kuvvetiniz oluyor. İşte bu eklentiler tek kişilik senaryoya gerçekten güzel heyecan katıyor.
Oyunda yaptığınız her hareketten tecrübe puanı kazanıyorsunuz. Bu da rütbenizin yükselmesine yarıyor. Rütbenin yükselmesi de oyundaki bazı kilitleri açıyor. Rütbe sınıfları ve getirileri oyundaki en ilginç şeylerden biri. Her rütbenin kendine has silah çeşidi ve ekipmanı olduğu gibi her atlanılan rütbeden sonra seçebileceğiniz çeşitli “avantajlar” ortaya çıkıyor. Bu avantajlar size oyunda çok değişik olanaklar sağlıyor. Ölmeden önce bir bomba sallamanız ya da suratınıza bir silah doğrultulmuşken kurtulabilmeniz bu “avantajlar” sayesinde gerçekleşecek.

Senaryodan, içerikten, oynanabilirlikten bahsettikten sonra tekniksel bilgilerden de bahsedelim. Ancak herkes iyi biliyordur ki Call of Duty ilk çıktığı günden beri standartlar üstündeki grafikleri, modellemeleri, ses ve müzik kalitesiyle ünlüdür. Tabii ki yine bu gelenek sürdürülmüş ve tam da yeni bir Call of Duty oyununa yakışır şekilde üst düzey çalışmalar sergilenilmiş.

Grafikler tek kelimeyle şahane. Açık ve geniş alanların tasarımı, evlerin, kulübelerin, siloların modellemeleri gerçek hayattakileri aratmıyor denilebilir. Oynadığınız bazı yerlerde oluşmuş büyük çukurlar, yıkık dökük evler, patlamış tanklardan atmosferi bire bir yakalıyor ve gerçekten de “burada daha önce çatışma olmuş” havasına kapılıyorsunuz. Gece geçen görevlerde de başarıyla işlenilmiş ışıklandırma sistemi ağızları açık bırakmaya yetiyor. Çünkü bir varil içinde yanan ateşten tutun da, geceyi dev projektörü ile aydınlatan helikopterin varlığı, basit bir ışık efekti kodundan çok daha fazlasını sunuyor. Bu da yapımcıların dinamik ışıklandırma sistemini başarıyla kullandığının bir kanıtı.

Ses ve müzikler de aynı şekilde grafikleri başarıyla tamamlıyor. Uzaktaki bir çatışmanın sesleri hafif ve tok gelirken, fısıldayan rüzgârın, hışırdayan çimlerin, önünüzden geçen dev tankların ve üzerinizden uçan helikopterlerin sesleri insana orada olduğunu hissettirebiliyor.

Call of Duty 4 hakkında söylenecek son sözlere geçelim… Bir oyunun başarılı olabilmesi için oyuncuya iyi bir atmosfer verebilmesi gereklidir. Bunun için lazım olan kombinasyon, başarılı grafikler, etkili ses ve müzikler, oynanabilirlik ve akıcılıktır. İşte bunların hepsi CoD 4’te başarıyla harmanlanmış ve kutusunda paketlenmiş. Belki tek eksiği kısa süren tek kişilik görevleri olsa da, uzunca bir süre multiplayer sınıfında vazgeçilmeden eskitilecektir. Tabii CoD 5 gelene kadar onu eskitebilecek başka bir oyun çıkabilirse…

Alıntı:oyunsitesi.com

17 Ağustos 2011
Okunma
bosluk

Bilgisayar Oyunları Hakkında

Bilgisayar Oyunları Hakkında

Herkes bilgisayar oyunları hakkında az çok bir bilgiye sahiptir.Ancak bunu ansiklopedik bir bilgi olarak sunulan pek fazla yer yoktur.Bende bu açıdan bul bilgileri sizlerle paylaşmak istedim :)
Bilgisayar oyunları bilgisayar teknolojileriyle paralel olarak gelişim göstermektedir.Hatta birbirini sürekli olarak tetiklemektedir diyebiliriz.Çünkü bilgisayar oyunları teknolojinin gelişmesiyle gelişir.Bilgisayar oyunları geliştikçede bu oyunları rahatlıkla kullandırabilecek donanımlar geliştirilmektedir.Yani bu iki alan birbirini sürekli olarak ileri taşır.
Peki bilgisayar oyunlarıyla insanlar ilk olarak ne zaman tanıştı.İlk bilgisayar oyunu 1962 yılında Spacewar adında bir bilgisayar oyunudur.Bu tarihten itibaren bilgisayar oyunları sürekli olarak gelişim göstermiştir.
1990′lı yıllarda ses kartlarının ve mouse ların bilgisayara takılmasıyla birlikte oyunlarda da büyük bir atılım yaşanmıştır.
Daha sonra bilgisayar oyunları 3 boyutlu(3D)hale getirilerek daha gerçekçi bir görünüme kavuşmuştur.Şu anda bilgisayar oyunları tek başına sektör haline gelmiştir.Şu anda oyunlar için milyon dolarlık bütçeler kullanılmaktadır ve her geçen gün bu rakam artıyor.

17 Ağustos 2011
Okunma
bosluk

GTA 4 ÜN KAPAK RESMİ BELLİ OLDU

GTA 4 ÜN KAPAK RESMİ BELLİ OLDU

Gta yapımcıları GTA 4′de de geleneği bozmamış.Yİne diğer oyunlardakine benzer bir çalışma yapmış.
GTA4 ün yeni kapak resmini işte burda:
GTA4

16 Ağustos 2011
Okunma
bosluk

Metin2 pvp serverleri

Metin2 pvp serverleri
Arkadaşlar sizlere güzel bir Server Tanıtacağım Wslik
Öncelikle başlangıç70 lwl yapar GM
Zırhçıda Çelik 61 kalkanları takılar felan
Silahçıda Muho Hortlak vb. 65 kılıçları
Dönüüşümler Aktiftir Kasılması Kolay Droplar %1000
Yeni açıldı sende gir sende yerini al 1.sen ol
Efsun nesneleri 200 lüdür Özel Mapler açıktır
http://www.specialarmymt2.yapr​akbilisim.com/?git=home
16 Ağustos 2011
Okunma
bosluk

Knıght Online Türkçe Oluyor

Knıght Online Türkçe Oluyor

Türkiyede internet üzerinden en çok oynanan oyunlar arasında birinci sırada bulunan knıght online ağustos ayında türkçe oluyor.Türk oyun severler tarafından çok yoğun bir ilgiyle oynanması üzerine knıght online yapımcısı GamersFirst ağustos ayı itibariyle Türkçe içerikle sunmayı planlıyor.

Tahminimce oyun Türkçe olduktan sonra popülerliğini dahada artıracaktır.

 

15 Ağustos 2011
Okunma
bosluk

Demo Oyunlar (12)
Facebook (4)
Filmler (185)
Full Oyunlar (58)
GENEL (2)
Gösteriler (2)
İnternet (16)
Oyunlar (1)
Oyunlar Hakkında (8)
Program Download (26)
Teknoloji (1)
TEMEL ELEKTRONİK (1)

WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck requires Flash Player 9 or better.

 Son Yazılar FriendFeed
reklam
seo kitabı
reklam
reklam
var _gaq = _gaq || []; _gaq.push(['_setAccount', 'UA-28933841-2']); _gaq.push(['_trackPageview']); (function() { var ga = document.createElement('script'); ga.type = 'text/javascript'; ga.async = true; ga.src = ('https:' == document.location.protocol ? 'https://ssl' : 'http://www') + '.google-analytics.com/ga.js'; var s = document.getElementsByTagName('script')[0]; s.parentNode.insertBefore(ga, s); })();